Gazap Ateşi 2004
Eski bir CIA ajanı, Mexico City'de yaşayan 10 yaşındaki bir kızı koruma işini gönülsüzce kabul eder. Kız kaçırıldığında ise onu kurtarmak için her şeyi yapacaktır.
Eski bir CIA ajanı, Mexico City'de yaşayan 10 yaşındaki bir kızı koruma işini gönülsüzce kabul eder. Kız kaçırıldığında ise onu kurtarmak için her şeyi yapacaktır.
Will Dormer, Los Angeles Polis Departmanında çalışan deneyimli bir polistir. Ortağı Hap ile birlikte Alaska'nın küçük bir kasabasına genç bir kızın öldürülmesini araştırmak için gidecektir. Gittiği bölgenin bitip tükenmeden parıldayan güneş ışığından muzdarip Dormer ve Hap cinayetin en güçlü şüphelisi münzevi bir yazar olan Walter Finch'in peşindedir. Kumsalda sisli bir günde gerilimli bir kovalamaca içindelerken Finch Dormer'in ellerinden kurtulup kaçar. Sislerin içinde kaybolduğunda ise bir silah sesi duyulur. Hap öldürülmüştür... Bir polis olarak duyduğu sorumluluk ve ortağının öldürülmesinden kendisini suçlu bulması Dormer'ı Finch ile psikolojik bir kedi fare oyunu oynamaya sürükleyecektir. Finch ve Dormer'ın arasındaki bu kovalamaca yerel polisi de Finch'e karşı harekete geçirmiştir.
Bruce Robertson'ın kendi halinde bir polis memuru olduğu günler artık çok geridedir. Genç memurun belki de her şeyi düzeltebilmek için kurduğu terfi hayalleri onu günden güne bambaşka birine dönüştürmektedir. Bruce için terfiye giden yol bir hayli kutsaldır ve kendisi bu yolda tehlikeden tehlikeye koşarken rakip olarak gördüğü çalışma arkadaşlarına türlü tezgahlar hazırlamakta son derece yeteneklidir. Ancak durumu bu denli basit değildir; zira uyuşturucu bağımlığı ve acı dolu geçmişi peşine bırakmadıkça hırsları ve halüsinasyonları katbekat artar. Bruce, yakın zamanda yaşadıkları bölgede işlenen vahşi cinayetin soruşturmasını lehine çevirmek için tüm dikkatini bu davaya verir; eş zamanlı olarak da çalışma arkadaşlarının her birine ayrı bir tezgah hazırlar. Ne var ki uyuşturucu, karısının hayaleti ve peşini bir an olsun bırakmayan geçmişi başına türlü belalar açacaktır.
Val Resnick ve Porter geleceğe dair büyük umutlar besleyen iki soyguncudur. Çalmayı hayal ettikleri büyük mebladaki bir parayla hayatların sonuna kadar lüks içinde yaşamayı istemektedirler. Soygun gerçekleştirdikten sonra Porter’a ihanet eden Val, korkunç bir kan davasının fitilini ateşler. Porter ise bu ihaneti sineye çekmeyi düşünmemektedir. İki eski dost arasında amansız bir mücadele başlayacaktır. Komplo Teorisi ve Los Angeles Sırları gibi filmlerin senaryosunu yazan Brain Helgeland’ın bir yönetmen olarak ilk filmi olan Payback, Richard Stark’ın ‘Avcı’ adlı kitabından sinemaya uyarlandı.
Başarılı televizyon dizilerinin iptal edilmesinden bu yana onlarca yıl önce Chip, bir sigorta satıcısı olarak banliyö ev yaşamına yenik düştü. Bu arada Dale, CGI ameliyatı oldu ve nostaljik kongre devresinde çalışıyor, ihtişamlı günlerini yeniden yaşamak için umutsuz. Eski bir kadro arkadaşı gizemli bir şekilde ortadan kaybolunca, Chip ve Dale bozulan arkadaşlıklarını onarmalı ve arkadaşlarının hayatını kurtarmak için Rescue Rangers dedektif kişiliklerini bir kez daha üstlenmelidir
Bir kulübede vahşi bir cinayete tanık olduktan sonra, katiller gizli bir servet için mülkü didik didik ararken bir adam bir boşlukta saklanır. Yaklaştıkça, sürünme alanının mezarı mı yoksa hayatta kalma savaşında savaş alanı mı olacağına karar vermelidir.
Yetenekli polis memuru Jacj (Jean-Claude Van Damme) Sınır bölgesinde görev yapmaktadır.. Görevi sadist ve acımasız gansterlerle sürekli çatışma ve ülke güvenliği..Ülke içerisine sınır kapısından yakşaşık olarak 40 milyon dolarlık uyuşturucu maddesi sokmak isteyen özel bir birimin en büyük sorunu sınırda görev yapan Jack`tir..Görevi için canı pahasına savaşan Jacj (Jean-Claude Van Damme) Aksiyon sahnelerindeki yetenekleri ile seyirciyi ekrana kitliyor.
Mesleğinde lekelenmiş bir polis dedektifi olan Rick Santoro, bir ağır siklet maçını izlemek üzere eski bir arkadaşı Kevin Dunne ile buluşur. Geçmişte denizci olan Dunne artık Savunma Bakanlığı'nda çalışan yüksek rütbeli bir bürokrattır ve bakan da bu önemli maçı izleyenler arasındadır. Fakat bakanın maç sırasındaki bir suikast sonucu ölmesi, bütün salonu birbirine katar. Bir anda, salonda bulunan ondörtbin kişi bu cinayetin hem tanığı hem de sanığı oluverir. Rick, bu olayı çözerse sahip olabileceği ünün etkisi ile hemen olayların içine dalarken Kevin'in tek düşüncesi, kariyerini kurtarmak olacaktır...
Jack Grimaldi'nin (Oldman) ikiden fazla hayatı vardır: Hem tecrübeli bir polis, hem eşini aldatan bir koca, hem de mafyaya bilgi sızdıran ahlaksız bir insandır. Ama Federal Polis ona Mafya'nın öldürmesini emrettiği Rus gangster Mona Demarkov'u koruma görevini verdiğinde, Jack'in bencillik ve şehvet dolu dünyası çatırdamaya başlar. Ve kendisi de baştan çıkarıcı ve içten pazarlıklı bir kadın olan Mona'da, bu karışıklığa Jack'i kendi ölümcül planlarına dahil ederek katılır!
İki cinayet masası dedektifi rapçi cinayetlerini araştırıyor. Joe Gavilian usta bir dedektif, kimi zaman yaptığı işten sıkılır gibi olsa da, elinden geleni yapıyor. K.C. Calden ise onun ortağı, kafası işinden daha çok yogayla ve oyunculukla meşgul. Henüz tam olarak ne istediğini bilmiyor, cinayetleri bırakıp oyuncu olma isteği ağır basabilir... Bir rap grubunun elemanları öldürülmüştür. Sorumlu ise anlaşmalı olduğu plak şirketlerinin başı gibi gözükmektedir. İki dedektif olayları artaştırmaya başlarlar. Aksiyon-komedi olarak düşünülen yapımın göründüğü kadar eğlenceli olmadığı söyleniyor. Rapçi cinayetlerini konu edinmesi ise ilgi çekici kılıyor.
İki dedektif, bir cinayeti araştırmak için Norveç'in kuzeyine, "gece yarısı güneşi" diyarına gider. Ancak katili yakalama planları ters teper ve dedektif Jonas, yanlışlıkla ortağını vurur. Paniğe kapılan Jonas, suçu kaçan katilin üzerine atar. Ancak artan suçluluk duygusu ve hiç batmayan güneşin neden olduğu uykusuzluk, akıl sağlığını yavaş yavaş kemirmeye başlar.
Ortağı Lamarla birlikte çalışan Kyle, bir olay mahallinden cinayetin nedenini, faillerin zeki mi, yoksa aptal mı olduklarını kolayca anlayacak kadar işinin uzmanıdır. Bekâr bir adam olan Kyle, bir gün Rachel Munro adlı bir kadınla tanışır. Kyle'in yakınlık kurma çabalarına pek yüz vermeyen Rachel, yine de ona karşı kayıtsız kalmadığını hissettirir. Bir süre sonra ortağı Lamar ile Munrolar'ın evindeki davete katılan Kyle, zengin bir bankacı olan Bay Munro'nun, karısı Rachel'la büyük problemler yaşadığını görür. Bu arada Kyle ile Rachel arasındaki ilişki ilerler. Kyle'ın büyükannesinin sık sık söylediği gibi, 'Ay, gökte kocaman bir Çin porseleni gibi parladığı geceler, garip olaylara gebedir.' Gerçekten de dolunay, aklı başında bir polis detektifi olan Kyle'ın sadece yasak aşk yaşamasına yol açmayacak, işlenen bir cinayetin saklanmasına yardım edecek kadar da aklını başından alacaktır. Kanunlara saygılı bu adam, giderek kurtulamadığı tutkularının esiri haline gelecektir.
Sinemanın en aşırı, en ele avuca sığmaz, tartışmalı yaratıcılarından Takashi Miike’nin Cannes’da Yönetmenlerin On Beş Günü Bölümü’nde gösterilen son filmi sanatçının 90. yapıtı. İzleyiciyi şaşırtacak ve sarsacak sürprizleri filmlerinden esirgemeyen Miike manga, samuray, korku ve canavar filmlerinden bu kez aksiyon-macera-yakuza diyarına geçiş yapıyor. Tek bir gece boyunca Tokyo’da geçen İlk Aşk’da, beyin tümörü teşhisi konulan bahtsız bir boksör, masum bir telekıza âşık olur. Ama kötü adamlar tabii ki peşlerini bırakmaz. Mafya ve kara film öğeleri, şiddet, romantizm ve komik sekanslarla dolu bu amansız “ucuz roman” akıl almaz cinayetler, hayaletler, animasyon bölümlerle çok hareketli, çok eğlenceli ve çok kanlı.
John Berlin, Kuzey Kaliforniya'daki küçük bir kasabada korkunç bir cinayetler zincirini çözmek için görevlendirilmiştir. Polis dosyalarında, kimlikleri belirlenemediği için "Jennifer" kod adıyla anılan sekiz kör kadının öldürüldüğü bu cinayetler kasabaya dehşet saçmaktadır. John bir yandan bir sonraki kurban olduğu düşünülen Helena Robinson'u korumaya çalışırken bir yandan da katilin izini sürmeye başlar...
70'lerin başlarında, Harley Davidson Electra Glide'ıyla Arizona'nın güneşli otoyollarında devriye gezen polis memuru John Wintergreen, ya pişmanlık duymayan hız tutkunlarına ya da esrar içen hippilere ceza keserek günlerini geçirir. Tıpkı gerçek bir dedektif gibi cinayet çözme hayalleri kurarken, bir gün bir münzevinin sözde intiharını araştırma görevi ona beklediği fırsatı verir. Tecrübeli ve acımasız cinayet dedektifi Poole'un emrine verilen John, nihayet kendini kanıtlama şansı bulur.
Two mob families clash in a war that threatens to topple empires and lives.
A story of revenge and ambition, seduction and betrayal; all told from the perspective of an offended and abused woman named Altagracia. Altagracia represents the hundreds of thousands of Mexican women who have been victims of the violence by faceless men who are protected by impunity. But Altagracia, transformed into a strong-willed, ruthless man-eater known as La Doña, will seek out each and every one of these men to bring them to justice.
RoboCop: The Series is a 1994 television series based on the film of the same name. It stars Richard Eden as the title character. Made to appeal primarily to children and young teenagers, it lacks the graphic violence that was the hallmark of RoboCop and RoboCop 2. RoboCop has several non-lethal alternatives to killing criminals, which ensures that certain villains can be recurring. The OCP Chairman and his corporation are treated as simply naïve and ignorant, in contrast to their malicious and immoral behavior from the second film onward.
Cyborg cop Alex Murphy, with his partner Officer Anne Lewis fight to save the city of Old Detroit from assorted rogue elements, and to reclaim aspects of his humanity.
A brilliant but troubled detective, Harry Hole, hunts a serial killer while battling a corrupt adversary, Tom Waaler, as they navigate ethical gray areas, with Harry determined to bring the criminal to justice.
A mother, herself retired from the police, embarks on an underground exploration of Paris to find her daughter, a missing investigator on a mission.